Özofagus (Yemek Borusu) Hastalıklarının Belirtileri: İltihap, Tahriş, Batma Hissi ve Tıkanıklık
- Doç.Dr.Mutlu Ünver
- 25 Ağu 2025
- 5 dakikada okunur

Yemek borusu (özofagus) hastalıkları, çiğnenen yiyecek ve içeceklerin mideye ulaşmasını sağlayan bu yapının hasar görmesiyle ortaya çıkar. En sık neden, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması yani reflü (GÖRH)’dür. Bunun yanı sıra enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar veya yabancı cisimlerin varlığı da yemek borusunu olumsuz etkileyebilir. Dünyada reflü görülme sıklığı %10–20 arasında değişirken, Türkiye’de yapılan bir çalışmada bu oran %23 olarak saptanmıştır.
Bu tür rahatsızlıklarda en erken fark edilen şikâyetler arasında göğüste yanma, yutma güçlüğü ve boğazda takılma hissi yer alır. Özellikle yemek borusunda iltihap ve tahrişe bağlı olarak gelişen ‘batma’ ve ‘tıkanıklık’ hissi, hastaların doktora başvurmasına yol açan en belirgin belirtilerden biridir.
Yemek Borusu İltihabı (Özofajit) Belirtileri Nelerdir?

Yemek borusu iltihabı, yani özofajit, yemek borusunu kaplayan mukoza tabakasının hasar görmesi veya tahriş olması sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. En sık neden reflü hastalığıdır. Uzun süre mide asidinin yemek borusuna temas etmesi, dokuda iltihaplanmaya ve zamanla kalıcı hasara yol açabilir.
Özofajitin en sık görülen belirtileri şunlardır:
Göğüs ağrısı: Yemeklerden sonra veya yatarken göğüs ortasında yanma, baskı veya ağrı hissedilebilir. Bu şikâyet mide ekşimesiyle birlikte daha da artar.
Yutma güçlüğü (disfaji): Hastalar, yutarken boğazda bir şeyin takıldığı ya da ağrı oluştuğunu hissedebilir. İltihap ilerledikçe yutma eylemi daha da zorlaşır.
Mide ekşimesi (pyrosis): Özellikle ağır yemeklerden sonra veya yatınca göğüste yanma hissi artar. Bu durum mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşur.
Ses kısıklığı: Asidin boğaza kadar ulaşarak ses tellerini tahriş etmesi sonucu kronik ses kısıklığı gelişebilir. Bu durum özellikle sigara ve alkol kullanan kişilerde daha sık görülür.
Kuru öksürük: İltihaba bağlı olarak yemek borusu, öksürük refleksiyle yanıt verebilir. Gece yatarken veya uzanırken kuru ve kesik öksürük atakları sıklaşabilir.
Ağızda acı veya ekşi tat: Reflü sırasında mide içeriğinin yukarı çıkmasıyla ağıza acı su gelmesi veya ekşi bir tat hissi oluşabilir.
Mide bulantısı: Yemek sonrası mide bulantısı, hassasiyet ve bazen kusma görülebilir.
Belirtiler hafif mide yanmasından, ileri evrelerde derin yaralara, yemek borusunda daralmaya veya kanamalara kadar ilerleyebilir.
Özofajit ve Özofagus Kanseri Arasındaki İlişki
Uzun süre tedavi edilmeyen reflü ve buna bağlı gelişen kronik özofajit, yemek borusunda kalıcı değişikliklere yol açabilir. Bunlardan en önemlisi Barrett özofagusu denilen durumdur. Bu tabloda yemek borusu hücreleri, asit hasarına karşı farklılaşmaya başlar ve bu değişim, zamanla özofagus kanseri riskini artırır.
Bu nedenle yemek borusu iltihabı yalnızca rahatsızlık veren bir durum değil, aynı zamanda tedavi edilmezse ileride ciddi sonuçlar doğurabilecek bir hastalık olarak görülmelidir.
Yemek Borusu Tahrişi Belirtileri
Yemek borusu tahrişi, genellikle kronik reflü sonucunda mukoza tabakasının uzun süre mide asidiyle temas etmesiyle ortaya çıkar. Tahriş belirtileri, özofajit kadar belirgin olmayabilir; genellikle daha hafif ve sinsi bir şekilde başlar.
Sık görülen yakınmalar şunlardır:
Mide ekşimesi ve boğazda yanma: Göğüs ortasında hafif yanma veya “mide ekşimesi” hissi görülebilir. Uzun süreli asit kaçağı, boğaz mukozasında da tahrişe yol açarak yanma ve batma hissi yaratabilir.
Ağıza acı tat gelmesi: Özellikle gece yatarken boğaza asitli sıvıların ulaşması, ağıza keskin acı veya ekşi bir tat gelmesine neden olabilir.
Kronik boğaz temizleme ve öksürük: Boğazda sürekli gıcık hissi, sık boğaz temizleme ihtiyacı ve kuru öksürük şeklinde kendini gösterebilir. Uzun süre devam eden tahriş, ses tellerini etkileyerek ses kısıklığına yol açabilir.
Yutma sırasında batma veya ağrı: Katı gıdalar yutulurken boğazda ani batma, yanma veya iğne batması tarzında ağrı hissedilebilir. Bu durum tıpta “odinofaji” olarak adlandırılır. Sigara, alkol ya da çok sıcak içecekler de benzer şikâyetlere yol açabilir.
Globus hissi (boğazda yumru): Boğazda sürekli bir şey varmış gibi dolgunluk veya takılma hissi yaşanabilir. Bu rahatsızlık genellikle ciddi bir tıkanıklıktan kaynaklanmaz, ancak hastalarda sürekli huzursuzluk yaratır.
Yemek borusu tahrişi zamanında tedavi edilmezse özofajite (iltihaplanma) dönüşebilir. Uzun vadede, kronik asit teması dokularda yapısal değişikliklere yol açarak özofagus kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle reflüyü önleyici diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri, erken dönemde alınması gereken en önemli önlemler arasında yer alır.
Yemek Borusunda Batma Hissi
Yemek borusunda “batma hissi”, çoğunlukla yutma sırasında ortaya çıkan keskin yanma ya da iğne batması tarzında ağrıdır. Tıbbi olarak odinofaji olarak adlandırılan bu durum, yutkunurken göğüs ya da boğazda şiddetli, yakıcı bir acı şeklinde tarif edilir.
Batma hissinin en sık nedenleri şunlardır:
Yemek borusu iltihabı veya ülseri: Özofajit ya da özofagus ülseri varlığında yutkunma sırasında şiddetli ağrı yaşanabilir. Katı yiyecekler veya çok sıcak/soğuk gıdalar bu ağrıyı artırır.
Sert gıdalar veya yabancı cisimler: Balık kılçığı, kemik parçaları ya da büyük ilaç kapsülleri yemek borusunu zedeleyerek ani batma hissine yol açabilir. Bu durumda hasta genellikle “boğazıma bir şey takıldı” duygusu hisseder.
Kimyasal tahriş: Aşırı baharatlı yiyecekler, asitli içecekler, alkol ve sigara yemek borusunu tahriş ederek yutkunma sırasında yanma veya batma hissi oluşturabilir.
Reflü: Mide asidinin yemek borusuna kaçması, mukozada hassasiyet ve iltihaplanmaya neden olur. Bu durum da özellikle yutma sırasında yakıcı ağrıya yol açabilir.
Özetle, yemek borusunda batma hissi genellikle iltihaplanma, tahriş ya da travmatik bir etken sonucunda gelişir. Asitli içecekler, çok sıcak çay veya gazlı içecekler bu şikâyeti tetikleyebilir. Belirtiler uzun süre devam ederse mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir. Çünkü tedavi edilmeyen kronik tahriş ve iltihap, zamanla özofagus kanseri gelişme riskini artırabilmektedir.
Yemek Borusunda Tıkanıklık Hissi Nedenleri
Yemek borusunda “tıkanıklık hissi”, genellikle yutma sisteminde fiziksel bir daralma ya da sinirsel işlev bozukluğu olduğuna işaret eder. Bu his, özellikle katı gıdalar tüketildiğinde yiyeceklerin boğaza takılması veya boğazda yabancı cisim varmış gibi algılanmasıyla ortaya çıkar.
Tıkanıklık hissine yol açabilen başlıca nedenler şunlardır:
Peptik striktür (asit kaynaklı daralma): Uzun süre tedavi edilmeyen reflü, yemek borusunun alt ucunda yara iyileşmesine bağlı skar dokusu oluşturur. Bu darlık, gıdaların geçişini zorlaştırarak yutma güçlüğü ve boğulma hissi yaratır.
Hiatus hernisi: Midenin diyaframdaki açıklıktan göğüs boşluğuna doğru kayması reflüyü artırır. Bu da hem reflüye bağlı yanma şikâyetlerini hem de yemek borusunda darlığa bağlı tıkanıklık hissini tetikler.
Schatzki halkası: Yemek borusu ile mide birleşiminde halka şeklinde bir doku oluşabilir. Bu halka özellikle et, ekmek gibi katı gıdaların geçişini zorlaştırarak boğulma hissi oluşturur.
Akalazya: Yemek borusunun alt ucundaki kasın gevşeyememesiyle ortaya çıkan nadir bir hareket bozukluğudur. Bu durumda yiyecekler yemek borusunda birikir, hasta sık sık yutma güçlüğü ve yemek sonrası kusma yaşar.
Yabancı cisim: Balık kılçığı, kemik parçası gibi sert cisimlerin yemek borusuna takılması ani ve şiddetli boğulma hissi oluşturur. Bu tablo acil müdahale gerektirir.
Yemek borusu tümörleri: İyi huylu kitleler veya özellikle alt uçtaki özofagus kanserleri yavaş ilerleyen tıkanıklık ve yutma güçlüğüne yol açabilir. Hastalık ilerledikçe hem katı hem sıvı gıdaların geçişi zorlaşır, beraberinde kilo kaybı ve iştahsızlık görülür.
Eozinofilik özofajit: Alerjik kökenli bu hastalıkta yemek borusu duvarında eozinofil hücreleri birikir. Özellikle çocuklarda ve astım öyküsü olanlarda yutma güçlüğüyle kendini gösterebilir.
Zenker divertikülü: Yemek borusunun üst kısmında oluşan kese benzeri yapı, yiyeceklerin burada birikmesine yol açar. Bu da boğazda takılma hissi, kötü tat ve ağız kokusu gibi şikâyetler oluşturabilir.
Bu tür durumlarda en sık görülen belirti yutma güçlüğü (disfaji) ve buna eşlik eden boğulma veya tıkanma hissidir. İleri darlıklarda katı gıdalar yemek borusunda birikerek tekrar ağıza gelebilir, hasta ağzından salya ya da yemek artıkları çıkarabilir. Ayrıca göğüs ortasında baskı veya dolgunluk hissi de sık rastlanan bir şikâyettir. İlerlemiş vakalarda kilo kaybı ve iştah azalması tabloya eklenir.
Durum / Hastalık | Belirtiler ve Açıklama |
Özofajit (Yemek Borusu İltihabı) | Yutma sırasında ağrı, göğüste yanma ve mide ekşimesi sık görülür. Uzun süren reflü veya enfeksiyon sonrası ses kısıklığı, kuru öksürük ve ağızda acı tat oluşabilir. |
Reflü (GÖRH) | Göğüste yanma, ağza acı su gelmesi ve boğazda tahriş başlıca belirtilerdir. Özellikle uzanırken mide ekşimesi, öksürük ve ses kısıklığı şikâyetleri artabilir. |
Akalazya | En belirgin bulgu yutma güçlüğüdür. Gıdaların yemek borusunda takılması, kısa süre sonra kusma, göğüs ağrısı ve kilo kaybı ile kendini gösterir. Nadir bir hastalıktır. |
Özofagus Darlığı (Striktür) | Katı ya da sıvı yiyecekleri yutarken zorluk ve boğulma hissi oluşur. Göğüste baskı hissi görülebilir. İleri vakalarda yutulan gıdalar geri gelebilir ve kilo kaybı gelişebilir. |
Yabancı Cisim / Tıkanma | Balık kılçığı, kemik parçası veya büyük ilaç kapsülü gibi sert cisimler yemek borusuna takılarak ani batma ve boğulma hissi yaratır. Acil müdahale gerektirir. |
Sonuç olarak, özofagusla ilgili şikâyetler asla göz ardı edilmemelidir. Uzun süren göğüs yanması, yutma güçlüğü ya da boğazda batma ve tıkanma hissi yaşayan kişilerin mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurması gerekir. Gerek görüldüğünde endoskopi ile yemek borusunun iç yapısı ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Erken teşhis ve uygun tedavi, ileride gelişebilecek ciddi komplikasyonları önlemenin en etkili yoludur. Ayrıca tedavi edilmeyen kronik reflü ve yemek borusu iltihapları, zamanla hücre yapısında değişikliklere yol açarak özofagus kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle erken tanı, yalnızca mevcut şikâyetleri gidermek için değil, uzun vadeli sağlık için de büyük önem taşır.








