Makat Kanseri
- Doç.Dr.Mutlu Ünver

- 24 Kas 2025
- 7 dakikada okunur

Makat kanseri (anal kanser), anüs bölgesindeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyümesiyle ortaya çıkan nadir bir kötü huylu tümör türüdür. Genellikle 50–60 yaş üzerindeki bireylerde görülür ve kadınlarda biraz daha sık rastlandığı bildirilmektedir.
Anal kanser vakalarının büyük çoğunluğunda—yaklaşık %90 oranında—neden olarak HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonu tespit edilmiştir. Özellikle HPV’nin 16 ve 18 numaralı yüksek riskli tipleri bu kanserin gelişiminde önemli rol oynar. Bunun yanında:
Sigara kullanımı
Çok eşli cinsel yaşam
Anal ilişki
HIV pozitifliği
Bağışıklık sisteminin zayıf olması
gibi faktörler de makat kanseri riskini artıran önemli unsurlar arasındadır.
HPV aşısı yaptırmak, korunmalı cinsel ilişki ve enfeksiyonlardan korunmaya yönelik önlemler almak, hastalık gelişme riskini azaltmada etkili olabilir.
Anal kanser, bazı kişilerde erken evrede belirti vermeyebilir. Hatta vakaların yaklaşık %20’sine yakını hiçbir şikâyetle başvurmaz. Bu nedenle, özellikle risk faktörü taşıyan bireylerin düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması büyük önem taşır.
Makat Kanseri (Anal Kanser) Belirtileri

Makat kanseri (anal kanser), farklı şikayetlerle kendini gösterebilen bir hastalıktır. Aşağıda en sık görülen belirtiler sade ve anlaşılır bir şekilde listelenmiştir:
1. Makattan Kanama (Rektal Kanama)
Makat kanseri (anal kanser) olan hastalarda en yaygın bulgu, dışkılama sırasında veya sonrasında görülen parlak kırmızı renkte kanamadır. Bu belirti hemoroid ile kolay karışabildiği için önemsenmeli ve ihmal edilmemelidir.
2. Makat Bölgesinde Ağrı, Yanma ve Basınç Hissi
Dışkılama anında veya sonrasında makat çevresinde ağrı, yanma ve baskı hissi oluşabilir. Zamanla bu ağrı günlük hayatı etkileyebilir.
3. Anal Bölgede Sert Şişlik veya Kitle
Anüs çevresinde ele gelen, sert ve zamanla büyüyebilen bir kitle hissedilmesi makat kanserinin önemli belirtilerindendir. Bu tür bir bulgu fark edildiğinde mutlaka muayene olunmalıdır.
4. Kaşıntı ve Tahriş
Anal bölgede kaşıntı ve tahriş hissi görülebilir. Tek başına kaşıntı daha çok hemoroid gibi iyi huylu sorunlarla ilişkili olsa da, diğer belirtilerle birlikte olduğunda ciddiye alınmalıdır.
5. Makattan Akıntı
Bazı hastalarda anormal anal akıntı, kötü kokulu akıntı veya anüs çevresinde geç iyileşen yaralar oluşabilir. Bu durum ileri inceleme gerektirir.
6. Dışkılama Alışkanlıklarında Değişiklik
Bağırsak düzeninde belirgin değişiklikler makat kanseri açısından uyarıcı olabilir. Örneğin:
Dışkının incelmesi (şerit şeklinde dışkı)
Sürekli tuvalete gitme isteği
Tam boşalamama hissi
Bu değişiklikler tümörün anüs çıkışını daraltmasıyla ilişkili olabilir.
7. İleri Evre Belirtileri
Hastalık ilerlediğinde pelvik bölgede ağrı, dışkı kaçırma, kilo kaybı ve kasık bölgesindeki lenf bezlerinde şişlik ortaya çıkabilir. Bu bulgular kanserin çevre dokulara veya lenf nodlarına yayılabileceğini düşündürür.
Makat Kanseri (Anal Kanser) Görüntüleri ve Tehlikeli Bulgular

Makat kanserinin erken evresini gösteren bir diyagram. Kanserli doku (mavi renkli alan), anüs bölgesinde sınırlı küçük bir tümör olarak görülmektedir.
Makat kanseri (anal kanser) dışarıdan bakarak her zaman anlaşılmayabilir. Özellikle erken dönemde tümör küçük olduğundan, kişinin kendi kendine fark etmesi oldukça zordur. Buna rağmen bazı hastalarda anüs çevresinde sert, küçük bir kitle hissedilebilir. Aynı şekilde makat etrafında iyileşmeyen yaralar veya ülser şeklinde lezyonlar da kanseri düşündürebilir.
Hekimler, anal bölgenin muayenesi sırasında bu tür anormallikleri çoğu zaman fark edebilir ve şüpheli bir durum olduğunda biyopsi alınmasını sağlar. Ayrıca anoskopi adı verilen ışıklı cihazla anüs ve rektumun içi detaylı şekilde incelenir. Bu incelemede şüpheli bir lezyon görülürse görüntülenerek örnek alınması, kesin tanı için büyük önem taşır.
Tehlikeli bulgular görüldüğünde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmak önemlidir. Özellikle makattan kanamanın giderek artması, anal bölgede hızla büyüyen sert bir kitle fark edilmesi veya uzun süredir iyileşmeyen bir yaranın bulunması ciddi uyarı işaretleridir ve mutlaka değerlendirilmelidir.
Ayrıca kasık bölgesinde ele gelen şişmiş lenf bezleri olması, hastalığın lenf nodlarına yayılmış olabileceğini düşündürebilir. Bu tür alarm bulguları ortaya çıktığında erken tanı ve doğru tedavi için en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.
Makat Kanseri (Anal Kanser) Evreleri

Makat kanseri (anal kanser) teşhisi konduktan sonra, kanserin vücuda ne derece yayılmış olduğunu belirlemek amacıyla evreleme yapılır. Doktorlar, tümörün boyutunu ve yayılım derecesini saptamak için görüntüleme testleri (ör. MR, rektal ultrason, PET-BT) kullanabilir. Evreleme sonucunda uygun tedavi planı belirlenir. Genel olarak makat kanseri 4 evrede incelenir:
Evre | Tanım | 5 Yıllık Sağkalım Oranı |
Evre 1 | Tümör 2 cm veya daha küçük ve yalnızca anüs bölgesiyle sınırlıdır. Yayılım yoktur. | Yaklaşık %85–90 |
Evre 2 | Tümör 2 cm’den büyük olup hâlâ çevre dokulara yayılım göstermemiştir. | Yaklaşık %75–80 |
Evre 3 | Kanser yakın lenf bezlerine veya komşu organlara yayılmıştır (örneğin rektum, vajina). Uzak metastaz yoktur. | Yaklaşık %50–65 |
Evre 4 | Kanser uzak organlara metastaz yapmıştır (karaciğer, akciğer gibi). | Yaklaşık %20–30 |
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, erken evre (Evre 1–2) makat kanserinde prognoz oldukça iyidir. Hastalık bölgesel olarak sınırlıyken uygulanan tedaviler sonucunda hastaların büyük bölümü uzun dönem yaşam şansına sahiptir. Erken dönemde tedavi edilen hastalarda 5 yıllık sağkalım oranı %85’in üzerindedir.
İleri evre (özellikle Evre 4) makat kanserinde ise tümörün uzak organlara yayılması nedeniyle sağkalım oranları belirgin şekilde düşmektedir. Bu evrede 5 yıllık yaşam oranı ortalama %20 civarındadır. Ancak bu oranlar genel istatistiklerdir; her hastanın tedaviye vereceği yanıt, hastalığın yayılım derecesi, genel sağlık durumu ve uygulanan tedavi planına göre değişiklik gösterebilir.
Erken tanı ve zamanında uygulanan doğru tedavi ile makat kanseri tamamen kontrol altına alınabilir ve birçok hastada kalıcı iyileşme sağlanabilir. Bu nedenle belirtileri olan ya da risk faktörleri bulunan kişilerin gecikmeden tıbbi değerlendirmeye başvurması büyük önem taşır.
Makat Kanseri (Anal Kanser) Tedavi Yöntemleri

Makat kanserinde uygulanacak tedavi yöntemi; tümörün evresine, yapısına ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Tedavi planı genellikle birden fazla uzmanlık alanının birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımla hazırlanır. Başlıca tedavi yöntemleri şu şekildedir:
Kemoterapi (İlaç tedavisi)
Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini durdurmak amacıyla kullanılan ilaç tedavisidir. İlaçlar genellikle damar yoluyla verilir, bazı durumlarda tablet formu da kullanılabilir. Makat kanserinde çoğu zaman kemoterapi, radyoterapi ile eş zamanlı olarak uygulanır. Bu kombinasyon, tümörün küçülmesinde oldukça etkilidir ve erken evre anal kanser hastalarının büyük bir bölümünde tam iyileşme sağlayabilir. Tedavi sürecinde bulantı, halsizlik, iştahsızlık gibi geçici yan etkiler görülebilir.
Radyoterapi (Işın tedavisi)
Radyoterapi, yüksek enerjili ışınların kanserli bölgeye yönlendirilmesiyle uygulanır. Bu ışınlar, tümör hücrelerinin DNA’sına zarar vererek çoğalmalarını engeller ve ölmelerini sağlar. Anal kanserde radyoterapi genellikle kemoterapi ile birlikte uygulanır. Tedavi doğrudan hedef bölgeye verildiği için çevredeki sağlıklı dokularda da geçici tahriş, ishal veya cilt reaksiyonları gibi yan etkiler oluşabilir. Planlama sırasında ışın dozu ve alanı hastaya özel ayarlanır.
Cerrahi (Ameliyat)
Bazı hastalarda tümörün konumuna ve evresine göre ameliyat gerekebilir.
Erken evre ve küçük tümörlerde, yalnızca kanserli dokunun çıkarılması yeterli olabilir. Bu yöntemle anal sfinkter kasları korunur ve hastanın dışkılama fonksiyonu etkilenmez.
İleri tümörlerde veya kemoterapi-radyoterapiye rağmen gerilemeyen vakalarda daha geniş bir cerrahi gerekebilir. Bu durumda rektumun ve anüsün bir kısmının çıkarılması (abdominoperineal rezeksiyon) yapılabilir. Böyle bir ameliyat sonrasında kalıcı kolostomi (bağırsağın karında açılan yapay çıkışı) gerekebilir.Cerrahi sonrası ihtiyaç duyulursa ek kemoterapi veya radyoterapi tedavisi uygulanabilir.
Makat kanseri tedavisinin temel hedefi, tüm kanserli dokuyu ortadan kaldırmak ve hastalığı tamamen iyileştirmektir. Erken tanı konulan hastalarda tedavi başarısı oldukça yüksektir. İleri evre hastalarda ise amaç, hastalığın kontrol altına alınması ve yaşam süresinin uzatılmasıdır.
Makat veya rektum bölgesinde şüpheli bir belirti fark ettiğinizde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız, tedavi başarısını doğrudan etkileyen kritik bir adımdır.
Sık Sorulan Sorular
Makat kanseri nasıl teşhis edilir?
Makat kanserinin teşhisi için ilk adım genellikle doktor tarafından yapılan fizik muayenedir. Parmakla rektal muayene sırasında anüs bölgesinde hissedilen sertlik, düzensizlik veya kitle gibi bulgular değerlendirilir. Ardından anoskopi adı verilen ışıklı ve ince bir cihazla anüs kanalı ve rektumun iç kısmı ayrıntılı şekilde incelenir.
Muayene sırasında şüpheli bir alan görülürse kesin tanı için biyopsi yapılır. Biyopsi, şüpheli dokudan küçük bir örnek alınarak patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenmesi işlemidir. Kanser hücrelerinin tespit edilmesiyle teşhis kesinleşir.
Teşhis konulduktan sonra kanserin yayılımını değerlendirmek ve evreyi belirlemek amacıyla MR, ultrasonografi veya PET-BT gibi görüntüleme testleri yapılabilir. Bu görüntülemeler, hem tümörün boyutunu hem de çevre dokulara veya uzak organlara yayılım olup olmadığını göstererek en uygun tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olur.
Makat kanseri ile hemoroidin farkı nedir?
Hemoroid (basur), makat bölgesindeki toplardamarların genişleyip şişmesi sonucu oluşan iyi huylu bir damar hastalığıdır; kanser değildir. Hemoroid genellikle ıkınma, kronik kabızlık gibi nedenlerle ortaya çıkar ve belirtileri (makattan parlak kırmızı kan gelmesi, kaşıntı, ağrılı şişlikler) anal kanserdekilere benzerlik gösterebilir. Ancak hemoroidin neden olduğu şikayetler çoğu zaman daha kısa sürelidir ve ilaçlarla düzelebilir; ayrıca hemoroid dokusu yumuşak ve mavi-mor renkli şişlikler şeklindedir.
Makat kanseri (anal kanser) ise anüs çevresinde sert, düzensiz yüzeyli bir kitle veya iyileşmeyen yara şeklinde ortaya çıkabilir. Kanserli kitle zamanla büyür ve kendiliğinden kaybolmaz. Hemoroid genellikle ataklar halinde gelir ve giderken, kanser sürekli ilerleyicidir.
Özetle, hemoroid ve makat kanseri (anal kanser) belirtilerini ayırt etmek güç olabilir; bu nedenle uzun süren makat kanaması, ağrı veya kitle şikayetinde mutlaka doktora başvurup gerekli muayene ve tetkikleri yaptırmak gerekir.
Makat kanserinin nedenleri nelerdir? Bulaşıcı mıdır?
Makat kanseri (anal kanser) dışarıdan bakarak her zaman fark edilemeyebilir. Erken evrelerde tümör genellikle küçük olduğu için kişinin kendi kendine görmesi veya anlaması zordur. Bununla birlikte bazı durumlarda anüs çevresinde sert, küçük bir kitle ortaya çıkabilir. Aynı şekilde makat etrafında iyileşmeyen yaralar veya ülserasyonlar da kanser açısından şüpheli görüntüler arasında yer alabilir.
Doktorlar anal muayene sırasında bu tür anormallikleri tespit edebilir ve gerek gördüklerinde biyopsi alarak kesin tanıya giden süreci başlatırlar. Özellikle anoskopi adı verilen ışıklı bir cihazla anüs ve rektumun içi incelendiğinde şüpheli bir lezyon görülürse, görüntüleme ve örnek alma işlemleri teşhis için büyük önem taşır.
Makat kanseri tamamen iyileşir mi?
Evet, erken teşhis ve doğru tedavi ile makat kanseri tamamen iyileşebilir. Özellikle Evre I-II (erken evre) anal kanser hastalarında tedavi sonrası uzun süreli sağkalım oranları çok yüksektir – örneğin lokalize (yayılmamış) vakalarda 5 yıllık sağkalım oranı %85-90 civarındadır. Standart tedavi olan kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonu, anal kanserin çoğu vakasında tümörü yok edebilmektedir.
Klinik çalışmalarda, erken evre anal kanserli hastaların %70-85’inde sadece kemoterapi+radyoterapiyle tam tedavi (kür) sağlanabildiği gösterilmiştir. İleri evreye gelmiş vakalarda ise tam iyileşme ihtimali düşmekle birlikte, tedavilerle uzun süre hastalığı kontrol altında tutmak ve yaşam süresini uzatmak mümkündür. Özetle, makat kanseri yakalanılan evreye bağlı olarak tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Erken evrede yakalanırsa birçoğu tamamen iyileşir; geç evrede ise tedavi daha zorlu olabilir fakat yine de modern yöntemlerle başarı şansı vardır.
Makat kanserinden nasıl korunabilirsiniz?
Anal kanserden korunmada en önemli adım, HPV enfeksiyonunu önlemektir. Bu nedenle HPV aşısı yaptırmak risk azaltmada çok etkilidir. Ülkemizde HPV aşısı henüz rutin aşı takviminde olmasa da, uygun yaş gruplarında uygulandığında anal kanser riskini belirgin şekilde düşürür.
Korunmalı cinsel ilişki (prezervatif kullanımı) ve partner sayısının sınırlı olması, HPV bulaşma riskini azaltarak koruyucu etki sağlar.
Sigara içmemek veya sigarayı bırakmak, yalnızca akciğer sağlığını değil, anal bölge kanser riskini de azaltan önemli bir yaşam tarzı değişikliğidir.
Bağışıklık sistemini güçlü tutmak (düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, HIV’den korunma gibi önlemler) anal bölge kanserlerine karşı koruyucu bir etkide bulunur.
Ayrıca kronik hemoroid, anal fissür veya fistül gibi uzun süren bölgesel irritasyona yol açan makat hastalıklarının tedavi edilmesi önemlidir; çünkü kronik tahriş risk faktörleri arasında yer alabilir.
Düzenli sağlık kontrolleri ve taramalar da erken tanı açısından kritik önemdedir. Özellikle 50 yaşından itibaren önerilen kolonoskopi kontrolleri sırasında anal bölge de değerlendirilir. Risk faktörü taşıyan kişilerin gerekirse daha erken yaşlarda doktorlarına başvurarak anal muayene veya anoskopi yaptırmaları, henüz belirti vermemiş lezyonların erken tespit edilmesini sağlayabilir.

















































Yorumlar